|
|
GÖL BELEDİYE BAŞKANLIĞI |
Belediye Başkanı: Ahmet AVCI
Eposta: golbelediyesi@hotmail.com
Genel Bilgi:
18 000 Km2 yüzölçümünde, engebeli bir araziye sahip yemyeşil ve ortasından göl çayı geçmektedir. İki mahalleden oluşan göl beldesinde 4 adet cami bulunmaktadır.
NÜFUS:
Göl Beldesinin nüfusu 2007 Genel Nüfus sayımına göre 2822 'dir.
Toprak ve Su Durumu:
Kum, Çakıl, Moloz ve silt karışımı alüvyondan müteşekkil olan kum taşı konglomera kil ve marn münakalesinden müteşekkil üçüncü zaman formasyonları zemin yapısını teşkil eder.
Deprem Durumu:
Kuzey Anadolu deprem kuşağı arasına girmektedir. Son 100 yılın depremleri ise 1939 yılında 5 şittedinde, 1943 yılında ise 4.9 şittedinde olmuştur. |

 |
TARİHÇE |
Kuruluşu belli olmamakla beraber "Zeytin Kazası" adı ile anılan Göl Beldesi,vaktiyle meşhur olan zeytin yetiştiriciliğinin merkezi konumunda idi. Zeytin Emirliği adı ile anılan yerleşim yerinin bilinen emirleri Zekeriya, Zeynel ve Murat Bey'dir. Bu emirlerden Murat Bey'e ait türbe günümüzde mevcut olup, diğerlerinin türbeleri kaybolmuştur. Evliya Çelebi Seyahatnamesi'nde Vezirköprü'den yola çıkarak Göl Beldesi'ne 5 saatte yürüyerek ulaştığını anlatmaktadır. |
TARİHİ ESERLER |
| Belde yöresinde bir çok tarihi esere rastlanılmaktadır. Bu eserlerden yer altı mezarı şeklinde olanları Roma dönemine ait olup, Kültür Bakanlığınca kesin tespiti yapılmıştır. Göl Beldesindeki tahribatların ; Babaı İsyanları, Nur Halife İsyanı (1502), Celali İsyanlarının 17.yy. civarında olduğu sanılmakta ayrıca Beyler arası mücadelelerde zaman zaman yıkılarak yağmalanan bölgeler arasında Göl'ün de bulunduğu anlaşılmaktadır. Amasya tarihinde Zekeriya, Zeynel, Murat Beylere ait türbeler, cami ve vakıfların varlığının belirtilmesine rağmen bu güne ulaşmaması bu olayların sonucudur. Göl Beldesinde olması gereken camiler bu gün mevcut olmamakla birlikte bazılarının kalıntıları yakın zamanımıza kadar ulaşmıştır. Ayrıca o günlerin hatırası olan eski ahşap Cuma Camiinin çift kanatlı ahşap kapısı beylikler dönemi ahşap oyma işçiliğinin nadide örneklerinden birini sergilemekte olup, Belediyemizce muhafaza altına alınmıştır. Eski Cuma Caminin yerine yapılan betonarme camii tamamlandığında ahşap kapının burada muhafazası ve sergilenmesi planlanmaktadır. Candaroğulları beyliği döneminde bölgede kendini hissettiren taş ve ağaç oymacılığı gerek mezar sandukalarından gerekse ahşap kapıda varlığını göstermektedir. Ayrıca Göl beldesinde iki adet taş kemer köprü mevcut olup, sivil mimari örneklerde kayda değer güzelliktedir. Haydar bey oğlu Murat bey ve ailesine ait türbede bulunan mezar taşları üzerinde bulunan hatt örnekleri ve bahsedilen köprüler görmeye değer tarzdadır. |
EKONOMİ |
Daha çok tarım ve hayvancılıkla uğraşan Belde halkı aynı zamanda gurbetçilik (Yaz aylarında Memlektin çeşitli yörelerinde veya yurt dışında inşaat sektöründe çalışan kışın evine dönüp yaşayan ) bir toplumdur. Göl Beldesinde haftanın Çarşamba günleri sebze ve hayvan pazarı kurulur. Beldede 3 adet süper market 12 adet bakkal dükkanı iki adet akaryakıt dükkanı ve bir adet Tarımsal Kalkınma Kooperatifi bulunmaktadır.
|
 |
BELDE LİSANI, ÖRF ve ADETLER |
Lisan: Belde lisanında konuşmalar şilve bakımından ayrılıklar olsada Belde halkını
birbirinden ayırmamıştır. Bu konuşmalar Vezirköprü kasabasında kapsamakta
olup,
Göl Beldemizde Kunuşulanların bazıları :
|
Aha : İşte
Emmi :Amca
Çimmek :Yıkanmak
Kepçik :Çirkin
Çıkı :Bohça
Emme :Hala
Ellame :Herhalde
Cimcik : Hamur Yemeği |
Günücü :Kıskanç
Aga :Ağabey
İnge :Yenge
Önük :Köpek
Saku :Ceket
Yazayır : Herhalde
Geliyele :Geliyorlar
Yağa :Evet |
ÖRF VE ADETLER:
Çok eskiye dayanan Başlık parası son günlerde adeta ortadan kalkmış, bunun
bir süt hakkı diye cüzi bir miktar olarak kız annesine verilen bir bahşişşekline döndürülmüştür.
DÜĞÜN ADETLERİ: Düğün hazırlıkları içerisinde kına gecesi ve kına yakma merasimi ayrı bir
özellik taşır. Kına el ve ayak kınası diye ikiye ayrılır. Gelinin ayağına
kına yakılırken ayağının altına sac konur(Ekmek pişirme sacı) balta konur,
gelinin eline ayna verilir. Bunların manası aydınlık olması içindir. Daha
sonra gelinin elerine kına yakılır. Gelin ve bekar kızlar oynarlar.
Beldemiz düğünlerinin ilk başlangıcı Cuma günü zahra gider zahranın diğer
adı İaşedir. Okuntu dağıtılır okuntuda davetiye yerine şeker veya çerez
dağıtılır. Cumartesi akşam aş pişer pazar günü güvey tarafından gelen
misafirlere verilmek üzere hazırlanır. Cumartesi akşam Güveyi tarafında
Davul ve zurna çalınır. Kelle güreşleri yapılır. Gece oyunları arasında
ELEKCOO Oyunu düzenlenir. Elekcoo oyununda Kadı, elekcoo, Kahya, Tuvalet
için iki adet insandan Ağaç, iki adet Erkekten kadın (Kadın Kılığına girmiş
erkekler) 1 adet eşek görev alır. Elekco oyunu geç saatlere kadar devam
eder.
Aynı gün akşam kız tarafından güvey tarafına cis (m Damat Elbiseleri) gider.
Cis götürenleri damat tarafından bir gurup genç davul zurna eşliğinde
karşılar. Kız tarafından cis götürenlere Güvey tarafından yemek ve bahşişler
verilir. Cumartesi gecesi eğlencelerin yapılması için güvey tarafında bir
meydan ateşi yakılır buna zamah yeri denir. Eğlencler bittikten sonra bir
komuşunun evinde Güveyinin elbiseleri giydirilir Güvey'e kına yakılır buna
halk arasında Güvey donatması denir. Güvey'in kınası köy yiğit başı
tarafından tevit edilerek baş parmağına yakılır. Güvey yakın arkadaşlarına
teslim edilerek arkdaşlarının evinde kalır.
Pazar günü öğleden sonra düğün alayı damadın evinin önünde toplanır daha
sonra düğün alayı güvey ile birlikte gelin evine gider. Gelin alma işi Öğlen
namazından sonra olur. Gelin almaya gidenlere Gelin almacı denir. Bu arada
gelin arkadaşları tarafından giydirilir.
Su gelir akmayınan
Ne olur bakmayınan
Çirkin gözelmi olur
Çok altın takmayınan
Pençereden bakıver
Bir şişe Irakı ver
Irakıyı verirken
Kendini bırakıver.
(Yöreye has bir dörtlük)
Daha sonra Edede yapılan meydana götürülür. EBEDE : Geline takı takma işidir. bir bayan
ortaya çıkar Gelinde ortaya otutturulur geline takılacak hediyeleri hediye
sahibinin isimleri söylenerek geline bağışlanır.
Bu arada köy meydanında gelin almacılar ve gelin tarafı arasında Güreş
tertiplenir. Güreş sonlarına doğru Güveye takı takılır. Adetler
tamamlandıktan sonra Gelinin dayısı veya kardeşi tarafından Güvey tarafına
teslim edilir. Gelini alan güvey tarafı davul zurna eşliğinde oynayarak
güveyinin evine getirilir. Gelin arabadan inerken ayağının altına bir kazan
veya koyun postu konur. Bunun anlamı ise koyun gibi sadık olsun ve eve
bereket getirsin diye. Gelin geldikten sonra Gelinin çeyizinin bulunduğu
gelin odasında genç kızlar oyun oynarlar Eğlence yaparlar Gelin eve
geldikten sonra Güvey arkadaşlarının evine götürülür. Gittiği evde yatsı
namazına kadar kalır. Dada sonra Güvey yatsı namazına arkadaşları ile
birlikte gider Namaz kılındıktan sonra İmamın önderliğinde arkadaşları ile
birlikte tevid edilerek Güveyi evine götürülür. Evin kapısı önünde İmam
tarafından okunan duadan sonra içeri girer. Güveyi içeri girdikten sonra
İmam ve arkadaşlarına güveyi evi tarafından izzeti ikramda bulunulur.
Pazartesi sabahı Gelin ile Güveyi Sadıç anasının yanına el öpmeye
giderler.gelin ve güveyi yakın arkadaşlarını ve dostlarını ziyarete devam
ederken Sadıç anası Gelinin yatak odasını düzenlemeye gider yatağın altından
çıkan tülbent hediyesidir. Daha sonra kız tarafına yakın akrabaları
tarafından yemek getirilir. Bu yemeğe honca denir.
|